Anasayfa / Tavsiyeler, Tavsiyeler

Tavsiyeler, Tavsiyeler

İnternette Verimli Zaman Geçirebilmenin Yolları

İnternette ortalama ne kadar zaman geçiriyorsunuz? 1 saat? Ahahaha, saçmalamayın. 2? Sadece tuvalette 1.5 saatiniz vardır, yemeyin beni. Şuna 6-7 saat desenize en az! Tamam, o saatler nerelerde geçiyor peki? Facebook. Başka? Twitter. Başka? Hürriyet Kelebek falan filan… Ee, desene çöp oldu o saatler! Bana seslenenleri duyar gibiyim: “Ama Üşü, sen de sürekli ask.fm‘desin?” Güzelim, ben kendi ismimin marka değerini arttırıyorum orada. Yarın belki senin üniversitene konuşmacı olarak gelicem, ne biliyosun? Hem ayrıca sen benim dediğimi yap, yaptığımı yapma. 🙂

Peki internette nasıl daha verimli zaman geçirilebilir? İnternette daha “dolu” hangi işler yapılabilir? Facebook’ta kaybettiğimiz zamanların yerine hangi sitelerde zaman geçirmemiz daha yararlı olur? İşte bu yazı tam olarak bununla alakalı olacak.

Devamını Oku »

Bu Yazıyı Her Üniversite Öğrencisine Okutun!

Uzun süre yurt dışında yaşamış ve farklı kültürlere ait insanlar tanımış olmamın düşünsel olarak bulunduğum noktaya gelmemdeki katkısını yadsıyamam. Dilini, kültürünü ve adetlerini hiç bilmediğim bir ülkeye gidip orada aylarca kendi başımın çaresine bakabilmek, tanıştığım tüm o yabancı insanlara kendimi kabul ettirebilmiş olmak, yurt dışında kendime yeni bir hayat düzeni kurabilmek… Bütün bunlar geçmişte başarıyla geçtiğim zorlu sınavlardı. Bugün bu tecrübelerin bana kattıklarını fark etmemem mümkün değil. Bunların farkında olduğum için her fırsatta insanlara yurt dışına çıkmayı tavsiye edip duruyorum. Yazılarımı uzun süredir takip edenler hatırlayacaklardır; daha önce seyahat etmenin insana kattığı şeylerle ilgili bir yazı yazmıştım ve bu yazıda Interrail, AGH gibi seçeneklerle kısa süreli de olsa oldukça düşük maliyetlerle yurt dışına çıkabileceğinizden bahsetmiştim. Şu an yazdığım yazıyı da o yazının devamı gibi düşünün; fakat bu sefer kısa süreli seçeneklerden değil, gayet uzun süreli bir tecrübe fırsatından ve bunun nasıl makul bütçelerle halledilebileceğinden bahsedeceğim. Lafı uzatmanın anlamı yok, olayı tek kelimeyle özetlesem yeter: Erasmus!

VgyqmCDF

Uuu beybi!

Devamını Oku »

Özgür Bir Birey Olabilmenin Yolları

Uzun süredir kendimi bir toplumsal birliğe, bir ırka ya da bir gruba ait hissetmiyorum. Duygulanımlarım, düşüncelerim ve hareketlerim uzun zamandır yalnızca kendime ait; kendi fikirlerimi, okuyarak ve sorgulayarak kendim belirliyorum. Kimsenin güdümünde değilim, hiçbir zaman da olmadım. Bireyciliği savunmamın bunda etkisi oldukça büyük. Toplumların ileriye gitmesinin, o toplumun içindeki bireylere farklılaşma imkanı tanınmasıyla mümkün olacağını düşünürüm. Bu nedenle, birey üzerinde uygulanan her türlü denetime de karşıyım. Fakat içinde yaşadığımız toplumda özgür bireyler olarak yetişmenin ne kadar zor olduğu da hepimizin malumu.

Otorite, daha bizler ufak bir çocukken, ailenin içinde kendini gösteriyor. Çocukluk çağlarımızın başlarından itibaren ailelerimiz oldukça sert bir tutum göstererek bizi baskı altına almaya, korkutmaya, kendi doğrularına doğru yönlendirmeye ve yasaklarla “eğitmeye” çalışıyorlar. Çoğu zaman düşünce tarzımıza ve kendimizi ifade ediş şeklimize karışıyorlar, hareketlerimizi kısıtlıyorlar ve üstelik bütün bunları iyi bir amaç doğrultusunda yaptıklarını düşünüyorlar. Bu ağır baskıya ve yasaklara yalnızca aile içinde maruz kalmıyoruz elbette; sokağa çıktığımızda, bizi kendi hayatlarındaki sıkıcı tekdüzeliğin çizgisine çekmeye çalışan bir çevre ve otoriter bir devlet anlayışı karşılıyor bizi. Devlet, toplum ve aile, bize istediğimiz hayatı yaşamamamız için, kendimiz olmamamız için, adeta psikolojik -ve bazen de fiziksel- bir savaş uyguluyor. Özellikle de kadınlar toplum içinde bu baskılara yoğun şekilde maruz kalıyorlar. Bunun sonucunda da, “doğru olanın” bize dayatılan biçimde yaşamak olduğuna inanan ve bir sonraki nesli de bu yasaklar çerçevesinde yetiştirmenin hırsıyla yanıp tutuşan nesillere sahip oluyoruz ve bu döngü de böylece sürüp gidiyor – tıpkı ünlü “beş maymun” deneyinin bize işaret ettiği gibi.

Devamını Oku »

Bir Kızım Olsa Onu Nasıl Yetiştirirdim?

Bir kızım olsa ona toplumda kendisini asla geride hissetmemesini telkin ederdim.

Herhangi bir ırka, herhangi bir cemaate, bir siyasi görüşe ya da herhangi bir topluluğa ait olarak yaşamaması gerektiğini söyler; ondan yalnızca özgür bir dünya vatandaşı gibi davranmasını isterdim.

İçinde yaşadığı toplumda tamamen kendi düşünceleriyle ve yalnızca kendisi olarak var olması gerektiğini öğütlerdim.

Cinselliği gözünde asla büyütmemesini, seksin yalnızca hoşlanılan kişiyle bir iletişim ve bütünleşim şekli olduğunu söylerdim. Bu konuda ona yapacağım tek baskı -eğer yönelimi karşı cinse olacaksa- zamanı geldiğinde mutlaka korunmaları gerektiği yönünde olurdu.

Toplumda kadınları ezmek için kullanılan kaşar, motor, orospu gibi hakaretleri ve yaftalamaları asla umursamamasını söyler; hatta yeri geldiğinde bunları kabullenip ters psikoloji olarak kullanmasını öğütlerdim.

Özgüveni yüksek ve güçlü bir karakter olarak yetişmesini sağlar, büyüdüğünde kendi kız arkadaşlarını da etkileyebilecek biri olmasını sağlardım.

Dini inançlara, astroloji gibi hurafelere itibar etmemesini tavsiye ederdim. Bu konuları arzu ederse istediği gibi araştırabileceğini ve zamanla kendi doğrularını bulabileceğini söyler; fakat insanlığı ileriye taşımanın asıl yolunun çağdaşlıktan ve bilimsel düşünceden sapmamaktan geçtiğini de ona anlatırdım.

Devamını Oku »

Ateizme Saldıracak Genç Arkadaşlara Tavsiyeler

Tavsiye 1: Ateizmin ne olduğunu bilin.

Ateizm, Tanrı’nın varlığı ile ilgili bir felsefedir ve hiçbir tanrıyı kabul etmemek anlamına gelir. Dünya üzerinde budizm gibi ateist dinler de bulunduğu için ateizmin dinsizlik anlamına geldiğini iddia etmek her zaman tam olarak doğru olmaz. Ateizm, çok kaba ve kısa bir tanımla, dünyanın ve yaşamın ilahi bir güç tarafından yaratıldığını düşünmeyenlerin düşüncesidir.

Ateizm, Tanrı’nın “var olmadığına inanmak” demek değildir, Tanrı’nın “var olduğuna inanmamak” demektir. Dolayısıyla da bir inanç değildir. Ateizmin pek çok çeşitleri vardır. Geçmişte ateizmin savunuculuğunu yapmış bazı önemli düşünürler ateizmi negatif ve pozitif ateizm olarak ikiye ayırmışlardır. Bu ayrıma göre negatif ateizm, Tanrı’nın var olmasını prensip olarak mümkün görmekle beraber, var olduğuna dair hiçbir gerekçe bulunmadığı için Tanrı fikrini reddetmek demektir. Pozitif ateist ise Tanrı’nın var olmasını mümkün görmez; bunu da tanrı kavramının geçerli bir şekilde tanımlanmadığı ve içinde çelişkiler taşıdığı gibi gerekçelere dayanarak yapar. Günümüzde bu tanımlar tanrı tanımının oldukça değişken olmasından dolayı geçerliliğini yitirmeye başlamışsa da, Tanrı inancının reddine dair farklı görüşlerin olduğunu bilmenizde yarar var.

Devamını Oku »

Seyahat Etmenin Dayanılmaz Hafifliği

Yaşadığımız ülkenin bir tür açık hava hapishanesi olduğunu düşünüyorum: İçine girmek pek de zor değil, çıkmak ise imkânsıza yakın. Tamam, Türkiye güzel ülke. Tamam, içinde dört mevsim de yaşanıyor ve doğal güzellikleri harika ama yine de sadece Türkiye’yi görmüş bir insan bununla nasıl yetinebilir ki?

Bugün ülkemizde sokaklarda dolaşan insanların geneline baktığınızda, çoğu insanın vize, uçak bileti masrafı, tecrübesizlik, dil bilmeme gibi problemler nedeniyle hayatında hiç yurtdışına çıkmamış olduğunu görüyorsunuz. Bu bana göre bizim insanımızın en büyük eksikliği. Diğer kültürleri tanımadan, diğer insanları anlayamazsın. Diğer insanları anlamadan da muhafazakârlığını ve kabuğunu kıramaz; dünya ile de kucaklaşamazsın. Batıyla farkımız işte tam da bu noktada başlıyor aslında.

Yukarıdaki fotoğrafı Ferdi Tayfur'dan Yaktı Beni parçası eşliğinde izleyiniz lütfen.

Ferdi Tayfur’dan gelsin: “Yaktı Beni.”

Devamını Oku »

Sık Ziyaret Ettiğim Bazı Web Siteleri

Bugün ask.fm‘de bana sorulan bir soruydu bu: En çok ziyaret ettiğim web siteleri. 

Elbette sadece Facebook, Twitter ve Ekşi Sözlük’te gezinip, maillerini okuduktan sonra bilgisayarını kapatan bir insan değilim. Neredeyse her gün internet kullanan, cep telefonu ile sürekli olarak internete bağlı olan ve aynı zamanda bilgisayarla ilgili bir mühendislik bölümünden mezun bir insan olarak, takdir edersiniz ki kullandığım pek çok web servisi ve düzenli ziyaret ettiğim pek çok web sitesi var.

Onun için hem bu soruya daha kalıcı şekilde cevap vermek, hem de bilmiyorsanız yeni siteler ve servisler ile sizi tanıştırmak adına cevabını burada blog yazısı olarak yazmaya karar verdim. Hazırsanız başlayalım. Devamını Oku »

Sigarayı Nasıl Bırakırsınız?

Hepimizin sigaraya başlama hikayesi farklıdır. Kimimiz arkadaş çevresinin kurbanı olmuştur, kimimiz de biten bir aşkın. Sonunda çoğumuz bir şekilde gelip bu dumanın esiri oluruz. Yıllar içinde bütün kıyafetlerimiz bu leş kokuyla adeta “lanetlenirken”, dişlerimiz ve ciğerlerimiz yavaş yavaş sarararak kanser olacağımız o günün her gün biraz daha yaklaştığını bize fısıldarlar…

Bu sesi de ne kadar duyarız, orası ayrı. Devamını Oku »

Close
Beğensen ne güzel olur!
Bu sosyal medya hesaplarını takibe alarak blogun gelişimine katkı yapabilirsiniz.