Anasayfa / Bir Trajikomedi Olarak Hayat

Bir Trajikomedi Olarak Hayat

Tatile Gitmenin Anlamsızlığı Üzerine…

30 Ağustos tarihi beraber yolculuk yaptığım arkadaşım için uzun zamandır anlamlı bir tarih, tabii benim için de öyle. Hayır, Zafer Bayramı geyiğini demiyorum, ne alakası var?! Kendi içimizde ayrı bir önemi var 30 Ağustos tarihinin, çünkü her yıl o günü birlikte geçiriyoruz ve bunlar hep tesadüfen oluşuyor, genellikle de harika günler oluyor. 2011’de beni Madrid’e uğurladığı tarih mesela; 2012’de birlikte Kemer Inferno’da zıplayarak coştuğumuz, 2013’te Interrail’de kim bilir hangi şehirde olduğumuz, 2014’te Malta’da kim bilir hangi kızla salsa yapmaya çalışıp eğlendiğimiz tarih. Yıllardır hep bu tarihe böyle güzel şeyler denk geldi, isteyerek, planlayarak oluşturduğumuz bir şey de değil, geçen yıl tesadüfen fark ettik bunu.

30 Ağustos tarihlerinin bir başka anlamı da var. “Kemer sonrası depresyonu” (Post-Kemer depression) olarak literatüre geçirdiğim bir kavramı ortaya çıkartan bir gün aslında. Aynı zamanda bu yıl tatile çıkmamamın da nedeni olan bir kavram. Bu kavramın ortaya çıkmasının ardından bir yıl sonra aynı hissiyatı tekrar yaşamış biri olarak bu konuda oldukça doluyum. Peki nedir bu Post-Kemer depression? (Modern tıpta PKD olarak geçer. :() Nedir bu bilim dünyasına kattığım muhteşem artı değer? Ne anlama geliyor Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından “adam haklı la, vay amg” şeklinde değerlendirilen bu olağanüstü yasa?

İzninizle hemen açıklayayım.

Devamını Oku »

Türk Kızının “Ménage à Trois” İle İmtihanı

Türkiye’deki hayattan keyif alamıyorum. İstediğin yere git, istediğin yemeği ye, istediğin otelde kal, istediğin yerde tatil yap, istediğin partiye katıl, çevrende gördüğün en güzel kızla çık, çevrende göremeyeceğin kadar güzel kızlarla çık, seks yap, daha fazla seks yap, sabaha kadar seks yap, mezun ol, iyi bir iş bul, iyi maaş al, İstanbul’da yaşa, Madrid’te yaşa, 19 ülke gez, en iyi arkadaşlarından birini alıp Avrupa’yı baştan başa dolaş, işinde terfi al, zekanı kullanarak hırsızlık yap, insanları kullan; kumar oyna, kumarda kazan, kumarda daha fazla kazan, daha fazla seks yap, iç, daha fazla iç, tıksırana kadar iç… Yok, yok, yok. Hiçbirisi uzun süreli mutluluk yaratamıyor. En fazla birkaç gün idare ediyor bunlar, sonra yine alıyor şehrin ve hayatın kötü enerjisi seni içine.

Yanlış anlamayın, aslında oldukça pozitif biriyim. Neşeliyim, sürekli gülerim, etrafımdakileri devamlı eğlendirmeye çalışırım. Kolay kolay somurturken bulamazsınız beni. Ama mutsuzluklarım de derinimde gömülü durumda duruyor. Her geçen gün biraz daha karanlık birikiyor oraya. Damla damla yiyor içimi içime attıklarım.

Soranlar olabilir, “e biz senin yaptıklarının çeyreğini bile yapamadık daha, ne yapalım amk, ölelim mi?” diye. Ölün amk. Gelin hep beraber “hehe hadiiii” diye atlayalım köprüden.

Devamını Oku »

Wanted: Dead Or Alive (II)

ahahahabunaguluyorum

“Türkce kücük cocuk yaşlı karıya tecavüz ediyor fılım ful izle” 🙁

Google’da bu yazıları aratarak bloga giren kişi veya kişileri arıyoruz. Görenlerin, bilenlerin insaniyet namına haber vermeleri rica olunur.

Müdüriyet.

İnsanlar Durup Dururken Neden Evlenirler?

Hayatımda hiç düğüne gitmedim. Hiç. Bu konuda çok ciddiyim. Sadece ben 5-6 yaşlarındayken halam evlenmişti ve birkaç dakikalığına onun düğününde bulunmuştum. Zaten onu da hayal meyal hatırlıyorum. Açık hava düğünüydü. İki tane yapılmıştı hatta; hem bizim evin önünde, hem de eniştemin mahallesinde. Arabadan inip eniştemlerin düzenlediği düğüne doğru yürürken havaya sıkılan mermilerden birisinin “fiyuuuuu” diye 2 metre önüme düştüğünü anımsıyorum. Şoka girip saniyelerce o mermiden yükselen dumanı izlemiştim.

Onun etkisi midir, değil midir bilinmez, o günden beri düğüne gitmişliğim yok. Ama bir gün gideceğimi biliyorum. En yakın arkadaşlarımın bir kısmı üniversiteyi bitirdi ve işin korkunç tarafı bazılarının sevgilileriyle olan uzun soluklu ilişkileri hâlâ ve inatla devam ediyor. Tehlikenin farkında mısınız?! Hatta aralarında öyle adamlar var ki, “kanka sen al şu parayı, düğünde taktım kabul et. Haydiiii, Allah kolaylık versin!” diye hayatta denmez; öyle samimi aramız… Bu gidişle günü gelince mecbur kalkıp gideceğiz. Devamını Oku »

Wanted (Dead or Alive)

Müz Cümhüriyeti

Google’da bu yazıyı aratarak bloga giren kişiyi arıyoruz. Görenlerin, bilenlerin insaniyet namına haber vermeleri rica olunur.

Müdüriyet.

Close
Beğensen ne güzel olur!
Bu sosyal medya hesaplarını takibe alarak blogun gelişimine katkı yapabilirsiniz.