Anasayfa / 2015 / Temmuz

Aylık Arşiv: Temmuz 2015

Hiçbir Zümreye Ait Olamayan Adam

Pazar günü St. Antuan Kilisesi’ne uğradım. Oraya en son lisede gitmiştim, yani neredeyse on yıl geçmiş üzerinden. Hatırlıyorum, yine bir Pazar günüydü, okul arkadaşlarımla beraber gitmiştik. Gerçekten unutulmaz bir deneyimdi benim için. Yapının haşmetini, simetrisini, atmosferini falan bir tarafa bırakın, sınıf arkadaşlardan birinin sıraya oturup kapüşonunu kapatarak film sahnesi tadında dua edişini gördüğümde yaşadığım “başkası adına utanma” hissini nasıl unutabilirim ki? En basitinden bunu söyleyin bi bana! Kilisenin mimarisini filan salla şimdi, bana şuna cevap ver: İki elini yumruk yapıp burnunun ucuna götürmüş herif, eğmiş başını, bir şeyler mırıldanıyor. Sen de “yok artık, bi saniye, nasıl ya?” diyen gözlerle az önce köşede döner yediğin arkadaşı seyrediyorsun. Ulan daha demin dönerciye “abi eti nerden alıyosunuz?” diye soru sormaya çalışıyodun, ne ara 12 havari kesildin amk? Ne diye dua ediyor olabilirdi ki ayrıca? “Tanrım, şimdi o kahrolası haçtan in ve bize lanet olası bir yol göster ha?” Rol kesmeye bak ya, özentiliğe bak… Jesus Christ! 🙁

İşin şakası bir tarafa, yıllar önce Müslüman olarak -biraz da çekinerek- girdiğim o kiliseye bu sefer bir ateist olarak girdim. Aşağı yukarı her şey aynıydı; sıralar, turistler, “işte bunların hepsi İncil” diye dalgaya vurduğum din kitapları… Sanırım bir tek ben değişmişim. Bu düşüncelerle etrafta dolaşırken daha önceki gelişimden hatırlayamadığım bir şeyi fark ettim: İki tane ağaç görseli asmışlar kilisenin panosuna, ağacın dallarına da bazı kelimeler yazmışlar. Yaklaşıp okumak istedim üzerindeki notları. İlk ağacın kökünde “mütevazilik” yazılıydı, ondan çıkan dallarda da hep “iyi” şeyler yazıyordu: “çalışkanlık”, “adalet”, “huzur”, “sabır”, “istikrar” filan… Diğer ağacın kökünde de “kibir” vardı ve dallardaki kelimeler de aşağı yukarı şu minvalde gidiyordu: “hırsızlık”, “para hırsı”, “böbürlenmek”, “inatçılık”, “sarhoşluk”, “uygunsuz eğlence”…

“Bak”, dedim kız arkadaşıma, “bunların hepsi bende var.”

Güldü. Gerçekten de kontrol ettik, kötülük ağacında bulunan aşağı yukarı bütün kötülüklere sahiptim. “Şehvet?” Hiç sıkıntı yok. “Kendini beğenmişlik?” Sorman hata. “Dünyevi Zevklerden Hoşlanma?” Ver gelsin. “Fiziksel zevkler?” Adres belli. “Rab’den nefret etme?” Ben ona öyle bir görev vermedim!!11 Ama arkasından kontrol ettik, iyilik ağacından da birçok özelliği taşıyordum içimde. Hepsi yoktu tabii ki, mesela bekaret ne ulan allahlı?! İman, saflık filan. Geçiniz bu ayrıntıları pls, ok tşk.

O “iyilik ağacı” beni geçmişime götürdü ister istemez. O “kötü” özelliklerden hiçbirini taşımadığım, iyilik ağacını da eşşek ölüsü gibi omuzladığım saf yıllarıma… Eskiden böyle değildim ben, hiç değildim.

Devamını Oku »

Close
Beğensen ne güzel olur!
Bu sosyal medya hesaplarını takibe alarak blogun gelişimine katkı yapabilirsiniz.