Anasayfa / 2014 / Mayıs

Aylık Arşiv: Mayıs 2014

Üşü ile Dünya Turu: Yunanistan, Atina, Gazi

Bu yazıyı yaklaşık 1 aylık bir gecikmeyle yazıyorum. Bu gecikme için hepinizden özür dilerim. Ask.fm sayfama gönderdiğiniz sorularla olsun, e-maillerinizle olsun, yazmaya söz verdiğim bu yazıyı her platformdan sürekli bana hatırlatıp yazmam için başımın etini yediniz. Gerçekten yoğun ve yorucu bir dönemden geçiyordum. Aslında biraz değil, epey; son 2-3 aylık periyotta uyku uyumaya bile zar zor vakit bulabildim. Bu süreçte bana sabrettiğiniz için teşekkürler. Hiç yalnız bırakmadınız, sürekli mail ve soru göndererek yanımda olduğunuzu hissettirdiniz. Zorlu çalışma periyodu, hafta sonları evden çalışmak zorunda kaldığım o süreç geride kaldı diyebiliriz artık… Bundan sonra daha rahat yazı yazabileceğimi düşünüyorum.

Gelelim Yunanistan’a. İsterseniz önce “Neden Atina’ya gittim?” temalı bir giriş yapayım, uçak biletimi aldığımda neler hissediyordum, kısaca bir anlatayım.

2013 Eylül’üne gidelim. Çıktığım Doğu Avrupa Interrail macerası yeni bitmişti; Polonya’nın soğuk havasıyla harman olmuş sıcaklığını, Çek Cumhuriyeti’nin tarihi dokusunu, Hırvatistan’ın muhteşem denizini, Bulgaristan’ın güzel kızlarını, Sırbistan’ın onlar-insansa-ben-hayvanım’larını ve  diğer bütün güzellikleri tecrübe etmemin ardından, psikolojisi çökmüş mutsuz insanların ülkesi Türkiye’ye geri dönmüştüm. Başlarda, ilk birkaç gün, bu durum bana pek koymadı. Arkadaşlarımı gördüm, kuaförüme gidip doğru düzgün tıraş oldum, annemin yemeklerinden yedim, vesaire… Birkaç gün sonra ait olmadığım bu topraklarda depresyonlardan depresyon beğenirken buldum kendimi. Bok gibiydi. Sonra kendimi bir şeyler yazmaya verdim, uzun süre iş aramadım. Biliyorsunuz, o yaz üniversiteden mezun olmuştum. Bir süre ne yapacağımı bilemedim; yapabileceklerime baktım ve aslında çok düşünmedim, kafa dinledim sadece. Sonra sıkıntı ağır basmaya başladı. Etrafımın da telkinlerine dayanamadım ve iş arama sürecine girdim. Yaklaşık 3 aylık bir acılı sürecin ardından, kısacası toplam 5 aylık bir boşluğun sonrasında bir şekilde beni sürükleyecek bir akıntıya bırakabilmiştim kendimi. Birkaç hafta gidip geldim işe. Ekibimi tanıdım. Sonra biraz kendimi toplayınca bir delilik yapma isteği geldi içime birden. Baktım ki şirkette ortam güzel, müdürlerimden de izin alabilecek kıvamdayım; bir gece yarısı deliliğim tuttu, kaldırdım telefonu, beraber Interrail yaptığım arkadaşı aradım. “Efendim,” dedi bizimki uykulu uykulu. “Hazırlan,” dedim. “Yunanistan’a gidiyoruz!”

Devamını Oku »

Close
Beğensen ne güzel olur!
Bu sosyal medya hesaplarını takibe alarak blogun gelişimine katkı yapabilirsiniz.