Anasayfa / Kadınlara Seslenişler / Bir Kızım Olsa Onu Nasıl Yetiştirirdim?

Bir Kızım Olsa Onu Nasıl Yetiştirirdim?

Bir kızım olsa ona toplumda kendisini asla geride hissetmemesini telkin ederdim.

Herhangi bir ırka, herhangi bir cemaate, bir siyasi görüşe ya da herhangi bir topluluğa ait olarak yaşamaması gerektiğini söyler; ondan yalnızca özgür bir dünya vatandaşı gibi davranmasını isterdim.

İçinde yaşadığı toplumda tamamen kendi düşünceleriyle ve yalnızca kendisi olarak var olması gerektiğini öğütlerdim.

Cinselliği gözünde asla büyütmemesini, seksin yalnızca hoşlanılan kişiyle bir iletişim ve bütünleşim şekli olduğunu söylerdim. Bu konuda ona yapacağım tek baskı -eğer yönelimi karşı cinse olacaksa- zamanı geldiğinde mutlaka korunmaları gerektiği yönünde olurdu.

Toplumda kadınları ezmek için kullanılan kaşar, motor, orospu gibi hakaretleri ve yaftalamaları asla umursamamasını söyler; hatta yeri geldiğinde bunları kabullenip ters psikoloji olarak kullanmasını öğütlerdim.

Özgüveni yüksek ve güçlü bir karakter olarak yetişmesini sağlar, büyüdüğünde kendi kız arkadaşlarını da etkileyebilecek biri olmasını sağlardım.

Dini inançlara, astroloji gibi hurafelere itibar etmemesini tavsiye ederdim. Bu konuları arzu ederse istediği gibi araştırabileceğini ve zamanla kendi doğrularını bulabileceğini söyler; fakat insanlığı ileriye taşımanın asıl yolunun çağdaşlıktan ve bilimsel düşünceden sapmamaktan geçtiğini de ona anlatırdım.

Ona empatiyi aşılardım. Kendisi gibi düşünmeyenlere, kendisi gibi giyinmeyenlere, kendisi gibi yaşamayanlara saygı göstermesi gerektiğini her zaman telkin eder; bizi insanların gözünde gerçekten saygıdeğer kılacak olan şeyin farklılıklara gösterdiğimiz saygıdan ibaret olacağını hatırlatırdım.

Hata yapmaktan asla korkmamasını öğütler, insanın ancak hatalarından ders alarak güçlenebileceğini anlatırdım. Bir seçim yapacağı zaman düşünmeden hareket etmemesini söyler, karar verdikten sonra da asla seçimlerinden dolayı pişmanlık duymamasını isterdim.

Okuyacağı okulların onun aklını gerici düşüncelerle zehirlemeyecek okullar olmamasına dikkat eder, kendisini geriye çekmeyecek arkadaşlıklar kazanabileceği ortamlarda yetişmesini sağlardım.

Çevresini ve içinde yaşadığı evreni anlamaya çalışmasına yardımcı olur, onun meraklı biri olarak yetişmesini sağlardım.

Üniversite çağı geldiğinde Avrupa’da okumak isterse ona bir Interrail bileti alır, okumak isteyebileceği şehirleri tek tek gezmesini, oralardaki üniversiteleri ziyaret etmesini, profesörlerle görüşmesini ve okuyacağı üniversiteyi seçmesini söylerdim. Dönüp tercihini yaptıktan sonra onu seçtiği üniversitede okuturdum. Tercihi Amerika’dan yana olursa ona yine aynı desteği verirdim.

Ufak yaşlardan itibaren bir müzik aletini çalmayı öğrenmesi için gayret eder, önemli dünya dillerini öğrenmesini sağlardım. Dünyanın çeşitli yerlerini gezdirip farklı kültürlerle küçük yaşta tanışmasını sağlardım.

Çocukluğu ve gençliği boyunca tanıdığım önemli insanlarla mutlaka onu tek tek tanıştırır, onları dinlemesini ve izlemesini sağlar, hepsinden bir şeyler öğrenmesine çabalardım.

İyi bir sinema ve tiyatro kültürü kazanmasını sağlar; iyi müzik dinlemeye ve düzenli olarak kitap okumaya teşvik ederdim.

Filmlerden, kitaplardan ve şarkılardan ona pompalanan abartılı aşk anlayışını gerçek dünyadan beklememesini öğütler; güvenilmemesi gereken insanların yanlış yönlerini görmeyip onlara gözü kör olacak kadar bağlanmaması gerektiğini söylerdim. Kadınlarla olan eski ilişkilerimi ve gençliğimin ne kadar hareketli geçtiğini ona anlatır ve sevilmek konusunda gerçekçi beklentiler içinde olması gerektiğini tavsiye ederdim. Olur da sevilmeyi ve değer görmeyi hak eden birisi karşısına çıkarsa onun kalbini asla kırmaması gerektiğini söylerdim.

Babası gibi, günü gününe olmasa da düzenli bir şekilde günlük tutmasını tavsiye ederdim.

Uçlarda yaşamanın toplumun ona öngördüğü biçimde yaşamaktan çok daha iyi olduğunu anlatır, fakat çevresiyle tamamen uyumsuz ve insanlardan izole bir hayat yaşamaması gerektiğini de eklerdim.

Her zaman yanında olduğumu her zaman hissettir, ama ben yanında olmasam da kendisini aynı şekilde güçlü hissedebileceği şekilde yetiştirirdim.

Hobilerinin olması konusunda onu motive eder, yapmak istediği şeylerde onu desteklerdim. Ne yapmak isterse istesin her zaman arkasında olacağımı ona mutlaka hissettirirdim.

Ona asla çok sert davranmaz ve asla şiddet uygulamazdım. Onu olması gerektiği kadar disiplinli bir şekilde yetiştirir, ceza yerine doğru şeyler yaptığı zaman ödüllendirmeyi deneyerek yetiştirmeye gayret ederdim. Gerektiği yerde bu konuda yetkin kişilerden mutlaka destek alırdım.

Bütün bunları yaptıktan sonra ne şekilde yaşamak isterse istesin arkasında olacağımı ona hissettirir ve istediği biçimde yaşayabilmesi için ona güvence verirdim.

Hepsinden daha önemlisi, onu sevgiyle yetiştirirdim.

Tabii böylesi de var.

Tabii böylesi de var. 🙂

BLOGA E-MAIL YOLU İLE ABONE OLABİLİRSİNİZ!

  • Pingback: Bir Kızım Olsa Onu Nasıl Yetiştirirdim? | Pebbles()

  • cehennemin ateşlerinde cayır cayır yanacaksın hem de sonsuza kadar piç ateist

    • Üşü

      Ahahah. Kurudu da kardeşim, kurudu da.

    • deniz

      okadar okudun ve yalnızca buna yorum yaptysan biz yanalım daha iyi

  • Romehis

    Yöntemine bayıldım. Umarım herkesin o şekilde kızlarını yetiştirecek imkanları olur.

  • kızın olmak için çok mu geç kaldım? 🙁

    Açıkçası ailemin maddi durumu olsa aynı yukarıdaki gibi yetiştirirlerdi diye düşünüyorum. Ancak maddi durumdan dolayı yurt dışı değil de yurt içinde sürekli şehir değiştirerek şehirleri tanımamı sağladılar. Sonuç olarak hangi şehirde okuyabileceğimi ve hangi şehre gittiğim taktirde kafayı yiyeceğimi biliyorum 🙂

Close
Beğensen ne güzel olur!
Bu sosyal medya hesaplarını takibe alarak blogun gelişimine katkı yapabilirsiniz.
%d blogcu bunu beğendi: