Anasayfa / Seyahat, Gezi ve Interrail / Üşü ile Interrail: Buraya Viyana Kapıları Esprisi Gelecek.

Üşü ile Interrail: Buraya Viyana Kapıları Esprisi Gelecek.

Lübliyana’dan Viyana’ya doğru gelirken gece orada kalıp kalmayacağımız hakkında bir fikrimiz yoktu. Hostel rezervasyonu yapmamıştık. Gidip, şehri görüp, ışık gördüğümüz takdirde bir gün daha kalmayı uygun gördük. Berbat bir yolculuktan sonra Viyana’ya vardığımızda Sofya’da, Belgrad’da, Zagreb’de, Split’te ve Lübliyana’da sınırlı ölçüde görebildiğimiz bir şeyi bütün çıplaklığıyla karşımızda bulacaktık: Medeniyet. Adamlar öyle bir tren istasyonu yapmış ki iç mimarisinin bizim Atatürk Havalimanı’ndan farkı yok. Daha ayağımızı basar basmaz şehirdeki Almanyavari düzen hemen dikkatimizi çekti. Çantalarımızı dolaba koyup kilitledikten sonra şehri gezmeye başladık.

Hemen hemen her şeyi güzel Viyana’nın. Mimarisi harika, şehri düzenli, insanları gayet medeni. Şehrin tek problemi var, o da içinde çok fazla Türkün yaşıyor olması. Öyle ki, Türkçe duymadan bir sokağın bir ucundan diğer ucuna yürümek çoğu zaman mümkün olmuyor. Bu sizin için bir problem mi bilmiyorum. Kimisi bu durumdan hoşlanabilir, “Ne güzel, gurbet gibi olmaz” gibi düşünebilir. Kişisine göre değişen bir şey bu. Ama benim hoşuma gitmiyor her yerde Türk olması çünkü bunların önemli bir kısmı nerede nasıl davranacağını bilmiyor ve bu adamlar yüzünden yabancılar da size ön yargı ile bakıyorlar. O ön yargıyı kırmakla uğraşmak da çok zor oluyor.

Viyana'daki Türkler Gezi Parkı olayları sırasında Erdoğan'a destek verirken... Görüyorsunuz, Viyana'da bile her yer başbakan. :(

Viyana’daki Türkler Gezi Parkı olayları sırasında Erdoğan’a destek verirken… Görüyorsunuz, Viyana’da bile her yer başbakan. 🙁

Viyana, Tuna nehri kenarına kurulmuş şehirlerden bir tanesi. Before Sunrise’ın çekildiği yer olduğu için benim için önemi olan şehirlerden biriydi. Zaten filmde görülen çoğu yeri gördüm. Hatta bana kalsa filmdeki her yere tek tek bakacaktım ama arkadaşıma kabul ettiremedim. 🙂 Viyana’da günübirlik kaldığımız için çok fazla gezemedik. Şehrin çok güzel bir tren ve tramvay hattı olduğu için genelde bunları kullanarak gezebileceğimiz kadar yer görmek istedik. Buranın merkezi Stephansplatz denen bir yer. Burada St. Stephen isminde güzel bir katedral var, görmenizi öneririm. Heidenplatz’ı ve buradaki müzeleri de gezmenizi tavsiye ederim. Klasik müzik sevenler için harika bir şehir olduğunu da söylemeliyim Viyana’nın. Hayranı olduğum bestecilerden biri olan Mahler’in yerde imzasını görmek beni oldukça şaşırttı. Oradaki orkestrada şeflik yapmış pek çok ünlü bestecinin de adını yıldız içinde yerdeki karolarda görmeniz mümkün.

Çok güzel bir şehir aslında Viyana.

Çok güzel bir şehir aslında Viyana.

Şehirde gece kalmadığımız için gece hayatıyla ilgili bir fikrim yok ama şehir bize ışık verdi. Yine de bu Türk nüfusundan dolayı korkuyorum. Bildiğim kadarıyla orada da Berlin’deki, Brüksel’deki gibi bir Türk mahallesi var ama gitmeyi bırakın, yerini sormadık bile. 🙂 Şehir hakkında aklımda kalanlardan biri de şehirde dev gibi bir Goethe heykelinin olması. Orada bir de fotoğraf çekildim, ileride kitap yazarsam kapağına koyabilirim onu. 🙂 Aklımda kalan bir diğer şey de dönerin tadının muhteşem olması. Stephensplatz’daki McDonalds’ın yanındaki dönercide arkadaş kendini kaybetti. 🙂

Sonuç olarak Viyana güzel ama Türk akınına uğramış bir şehir olarak kafamda yer etti. Gezerken kendimi Almancı gibi hissettim. İçimde kalan tek ukde Viyana Şnitzeli yiyecek iyi bir yer bulamamak oldu. 🙂 Görülmesi gereken bir yer, tavsiye edebileceğim şehirlerden bir tanesi; ama kesinlikle bir Varşova değil. Varşova da bir sonraki durağımızdı zaten. Orada 4 gece kaldık ve inanılmaz eğlendik ama neler yaşadığımı öğrenmek için bir sonraki yazıyı beklemelisiniz. 🙂

Viyana hakkında sizin de söyleyecekleriniz varsa, yorumlarınızı;

  • http://ask.fm/UsenenAdam adresinden üye olmaksızın ve anonim olarak bana gönderebilir,
  • Aşağıdan yorum olarak yazabilir,
  • Yukarıdan iletişim bölümüne girerek mesaj şeklinde bana ulaştırabilir,
  • “Tuna Nehri akmam diyor mu cidden!?” diye soğuk şakalarınızı bana aktarmaya çalışabilir;
  • Ya da bunu çok isteyerek bir sonraki yaz yapacağınız interrailde sizinle beraber gelmemi sağlayabilirsiniz.(Gelme garantili.)
BLOGA E-MAIL YOLU İLE ABONE OLABİLİRSİNİZ!

Close
Beğensen ne güzel olur!
Bu sosyal medya hesaplarını takibe alarak blogun gelişimine katkı yapabilirsiniz.
%d blogcu bunu beğendi: