Anasayfa / Seyahat, Gezi ve Interrail / Üşü ile Interrail: Kış Şehri Zagreb

Üşü ile Interrail: Kış Şehri Zagreb

Doğu Avrupa turumuzun üçüncü durağı olan Zagreb’e hostel rezervasyonu bile yapmadan geldik. İnternetteki ilanlar oldukça yüksek fiyatlı görünüyordu ve gidip orada hostellerle konuşur, pazarlık yapar, bir şekilde başımızın çaresine bakarız diye düşündüğümüzden gelmeden önce rezervasyon yapmaktan vazgeçtik.

Trende Alex isminde Nurnbergli saf bir çocuk ile tanıştık. Tam “Ensesine vur, lokmasını al” türünden olan bu iyi niyetli çocuğu Zagreb’e varana kadar küçük bir eğitime tabi tutup öyle fena bozduk ki, iki saat önce karanlığın içinde “Ufacık bir ışık bulsam da kitabımı okuyabilsem” diye koridorlarda sürünen saf çocuk benim arkadaşla beraber kaçak kaçak sigara içip Sırp kızları hakkında bize yorum yapmaya başladı. Bakıp bakıp gülümsüyorduk. 🙂

Alex oradan kuzeye devam edecekti. Ona iyi yolculuklar dileyip trenden indik. Zagreb bizi bekliyordu artık.

İlk yaptığımız iş para bozdurmak ve çantalarımızı gardaki dolaplardan birine koyup kilitlemek oldu. Böylece şehirde daha rahat dolaşabilecektik. 15 kunaya bir dolap kiraladık ve çantalarımızı bıraktıktan sonra merkeze doğru yürüdük. Biraz şehri keşfettik, harita aldık ve saatler sonra yine tren istasyonunun orada iyi ve bütçemize uygun bir hostel bulduk.

Orada Türkoloji bölümünde okuyan bir arkadaşım vardı: Rosana. İlk akşam onlarla takıldık. Şehri gezdik ve ilk izlenimim Sofya gibi, Belgrad gibi bir “Gençlik ortamı” olmadığı yönünde oldu. Bu düşüncemin hâlâ arkasındayım. Gece kulübü sayısı gördüğümüz diğer şehirlere kıyasla oldukça az ve kimileri 02:00’de kapanıyor. Hatta bir tanesi yazın KAPALI. Bu arada şehrin ne kadar sakin ve boş olduğundan hiç bahsetmedim; şehri gezerken sokaklardaki insan sayısı oldukça az geldi gözüme.

Josip Jelačić meydanı.

Josip Jelačić meydanı.

Ertesi gün ise (15 Ağustos) bayramdan dolayı zaten nüfusu oldukça az olan şehir tam anlamıyla öldü. Şehirde neredeyse açık dükkan kalmadı. Ama o akşam çok harika bir kızla (Ana Maria) tanıştığım için benim için pek sorun olmadı bu durum. 🙂 (Parklar iyidir gençler, parklar iyidir.)

Zagreb’in mimarisi muhteşem. Öyle ki, Doğu Avrupa’yı geziyorsanız görmemeniz büyük bir hata olur. Ama gece hayatı için değil, kültürel bir gezi olarak gelmenizi öneririm. Çok güzel bir barlar sokağı ve meydanın solunda İstiklal’e benzeyen (hatta daha güzel olduğunu düşünüdüğüm) bir caddeleri var. Buraları görmelisiniz.

Hırvatlar Türkleri pek sevmiyor bu arada, bilginiz olsun. “Türklerden kurtulduk” diye şehirde bir yerde her gün top patlatıyorlarmış, Rosana’nın dediğine göre. Hatta başka birisi bunun yerini de işaretledi bize haritada, ama bakacak vaktimiz olmadı.

Erkekleri ve kızlarına gelirsek, her ikisi de Sırp ve Bulgarlardan iyi değil görünüş olarak. İlginç olan ise şu: Hırvatlar futbola bayılıyor. Kadın veya erkek fark etmez, size çatır çatır Hajduk – Dinamo rekabetini anlatacak birini sokaktan çevirip hemen bulabilirsiniz.

Yemek olarak Ćevapi’yi denemenizi öneririm, gayet lezzetli. Biraları da fena değil. İçki fiyatları her zamanki gibi ucuz. Bir yere oturup bir kadeh Jack’i 20 kunaya alabilirsiniz – ki bu da 2.7 euro falan yapıyor. 0.5 lt suyun fiyatı ise 9 Kuna civarı. Hesabını siz yapın. 🙂

Zagreb'in barlar sokağı: Tkalčićeva!

Zagreb’in barlar sokağı: Tkalčićeva!

Özet olarak Zagreb bence yazın görülecek bir yer değil. Herkes -bu yazıyı kumsallarında yazdığım şehir olan- Split’te çünkü. Onun yazısı için ise biraz daha bekleyeceksiniz. Hepinize mutlu günler. Split’te görüşelim!

Zagreb hakkında sizin de söyleyecekleriniz varsa ya da “Gençlik bitmiş yahu! Bu ne, sürekli içki ve kızları anlatmışsın! Heeey gidi Acun Firarda nesli!” türü söylemlerle Mehmet Şevket Eygi triplerine girmek istiyorsanız, yorumlarınızı;

  • http://ask.fm/UsenenAdam adresinden üye olmaksızın ve anonim olarak bana gönderebilir,
  • Aşağıdan yorum olarak yazabilir,
  • Yukarıdan iletişim bölümüne girerek mesaj şeklinde bana ulaştırabilir,
  • “Ya oğlum, aynı yazıyı yapıştırmışsın direk!” diye cümleler kurup minik kıskançlıklara girebilir;
  • Ya da bunu gerçekten çok isteyerek, düşünce gücünüzle evrene mesaj gönderip bir sonraki şehirde benden size meydanda buluşma sözü gelmesini sağlayabilirsiniz. (Gelme garantili.)

Dipnot: Bu yazının iPhone ile yazıldığını ve her zamanki yazı tarzımla aynı formatta yazabilmek için yine işkence çektiğimi söylememe gerek var mı bilmiyorum. Kıymetimi bilin. 🙁

BLOGA E-MAIL YOLU İLE ABONE OLABİLİRSİNİZ!

  • l

    belgrad’da da clubların şehir içinde olanlarının bir kısmı yazın kapalı. yazın kapalı olanların müşterisi nehir kenarındakilere kayıyor. ama nehirdeki clublara gitmeyecek kitlenin clubları yazın da açık.

    • Üşü

      Şöyle 1 hafta, 10 gün kalmak lazım hepsini keşfedebilmek için. Güzel şehirmiş gerçekten.

  • E.

    Hah, kuna nerenin parası diye düşünüyordum ben de. Elimde sizinkine benzer bir road trip’ten kalma ortaya karışık bir bozuk para poşeti var. Tek işlevi şıkırdamak. Bozdurduğunuz parayı harcayın. Daha çok gezin. Sevgilerimle.

    • Üşü

      Teşekkürler 🙂

Close
Beğensen ne güzel olur!
Bu sosyal medya hesaplarını takibe alarak blogun gelişimine katkı yapabilirsiniz.
%d blogcu bunu beğendi: