Anasayfa / Listeliyorum Mütemadiyen / Sık Ziyaret Ettiğim Bazı Web Siteleri

Sık Ziyaret Ettiğim Bazı Web Siteleri

Bugün ask.fm‘de bana sorulan bir soruydu bu: En çok ziyaret ettiğim web siteleri. 

Elbette sadece Facebook, Twitter ve Ekşi Sözlük’te gezinip, maillerini okuduktan sonra bilgisayarını kapatan bir insan değilim. Neredeyse her gün internet kullanan, cep telefonu ile sürekli olarak internete bağlı olan ve aynı zamanda bilgisayarla ilgili bir mühendislik bölümünden mezun bir insan olarak, takdir edersiniz ki kullandığım pek çok web servisi ve düzenli ziyaret ettiğim pek çok web sitesi var.

Onun için hem bu soruya daha kalıcı şekilde cevap vermek, hem de bilmiyorsanız yeni siteler ve servisler ile sizi tanıştırmak adına cevabını burada blog yazısı olarak yazmaya karar verdim. Hazırsanız başlayalım.

1) Dropbox: Bu servisi muhtemelen biliyorsunuzdur; eğer bilmiyorsanız GERÇEKTEN çok şey kaybediyorsunuz demektir. Cloud (Bulut) teknolojisini kullanan en iyi servislerden biri bu. Bu uygulama yardımıyla, akıllı telefonunuz, iPad veya benzeri tablet cihazınız ve bütün bilgisayarlarınız arasında dosyalarınızı senkronize olarak tutabiliyorsunuz. Tek yapmanız gereken ücretsiz üye olmak. Üye olduktan sonra bilgisayarınıza ufak bir program indiriyorsunuz. Bu, sisteminizde Dropbox diye bir klasör oluşturmanızı sağlıyor. İşte bu klasörde tuttuğunuz bütün dosyalar, internetten veya herhangi başka bir cihazdan ulaşılabilir hale geliyor. Örneğin, ödevinizi yaptığınızda tek yapmanız gereken onu Dropbox klasörünüze kaydetmeniz. Başka hiçbir şey yapmanıza gerek yok. O dosya otomatik olarak internete yüklenecektir. Birkaç saniye içinde o dosyaya akıllı telefonunuzdan ve diğer cihazlarınızdan ulaşabilirsiniz. Mutlaka üye olmanız ve kullanmanız gereken bir servis.

2) Evernote: Yine Chrome eklentisi ile kullandığım, aynı zamanda iPhone eklentisini de bulundurduğum harika bir not tutma servisi. Bu, bir yazıyı, videoyu veya fotoğrafı not olarak saklamanıza yarıyor. Örneğin sadece buradan 5 numaralı yazıyı seçip, “Seçimi Kaydet” diyerek Evernote hesabınıza kaydedebiliyorsunuz. Elbette etiketleyerek düzenli şekilde tutmanız da mümkün. Mutlaka deneyin.

3) Grooveshark: Bu servisi müzik dinlemek için kullanıyorum. Kendinize playlist’ler oluşturabiliyorsunuz, istediğiniz şarkıları internet üzerinden dinleyebiliyor ve hatta diğer insanların katılabileceği canlı yayınlar dahi yapabiliyorsunuz. Vakit geçirmesi zevkli, güzel bir servis. Üstelik ücretsiz.

(17.10.2013 tarihinde gelen edit: Spotify‘ın en sonunda Türkiye’ye gelmesiyle beraber ben de Grooveshark’ın pabucunu dama atmış oldum. Yalnız bu bir web sitesi değil, bir uygulama. Facebook ile çalışıyor. Ayda 10 saat ücretsiz, sonrası ayda 5 ila 10 liralık ödeme planlarıyla ücretli. Ben 10 liralığından kullanıyorum ve kesinlikle her kuruşuna değdiğini düşünüyorum. Ücret ödemek istemeyenler için Grooveshark hâlâ en iyi çözüm bana göre.)

4) Goodreads: Bu siteyi şöyle tanımlıyorum: Kitapların Facebook’u. Hemen hemen her kitap site üzerinde kayıtlı; ayrıca bir iki tık ile siz de yeni kayıt oluşturabiliyorsunuz. Okuduğunuz ve okumak istediğiniz kitapları işaretleyip, puan verebiliyorsunuz. Böylece yeni arkadaşlar edinebiliyor, kitap gruplarına katılabiliyorsunuz. Goodreads okuduğunuz kitaplara göre size yeni kitap tavsiyesinde de bulunuyor. Okuduğum kitapların içeriğini bir süre sonra unutanlar için de harika bir servis; çünkü bitirdiğinizde buraya girip notlar da alabiliyorsunuz. Kitapseverlerin mutlaka üye olması gereken bir site ve elbette bu siteye de üyelik ücretsiz. Akıllı telefonlar için uygulaması da bulunuyor.

5) Feedly: Eğer siz de pek çok blog sitesini takip ediyorsanız, bunları daha düzenli takip edebilmek için Feedly sizin için doğru servis olabilir. Tamamen ücretsiz olan bu siteye üye olduktan sonra tek yapmanız gereken takip ettiğiniz blogları eklemek. Bir iki tıklama ile bunu hallettikten sonra bloglarınızı gruplandırabilir ve düzenli olarak okuyabilirsiniz. Hoşunuza giden makaleleri “Daha Sonra Oku”, “Favorilere Kaydet” gibi özellikler ile saklayabilir, kolayca sosyal medyada paylaşabilir ve mail olarak arkadaşlarınıza gönderebilirsiniz. Google Reader’ın kapanmasından sonra Feedly elimizdeki en iyi servis ve tamamen ücretsiz. Ayrıca Chrome eklentisi ve akıllı telefonlar için uygulaması da var.

6) Readability: Bu siteyi de Chrome eklentisi ile beraber kullanıyorum. Benzerleri var ama bana en hoş gelen uygulama bu oldu. Çalışma yapısı çok basit: Bir web sitesini tek tuşla kaydedip, etiketleyerek Readability sayfanıza gönderiyorsunuz. Bu sayfa tamamen size özel ve sizden başka kimse göremiyor. Buraya gönderdiğiniz bütün yazılar, sadece içerik olarak saklanıyor. Örneğin benim blogumdaki herhangi bir yazıyı kaydettiğiniz zaman sağdaki menü, aşağıdaki paylaşma linkleri gibi detayların hiçbirisi saklanmıyor; yalnızca yazıyı saklıyorsunuz. “Bir daha okurum,” dediğiniz yazıları saklamak için muhteşem bir servis. Cep telefonları için uygulamasının olduğunu söylememe ise sanırım gerek yok.

7) Google Calendar: Google’ın bana göre arama motoru ve Gmail’den sonra en başarılı servisi olan takvim uygulaması.

8) Solarmovie.so: Film izleme sitesi. Filmlerin Türkçe veya İngilizce altyazılı olmadığı konusunda uyarayım. Bir de, korsan yayın yaptığı için izlediğiniz filmlerin DVD’lerini almanızı tavsiye ederim. (Uyarmak zorundayım 🙁 )

9) Quora: Hemen hemen her konuda soru sorabildiğiniz, o soruları o konunun uzmanlarının cevapladığı bir servis. Biraz elit gözüken bir site ama İngilizceniz iyi seviyedeyse mutlaka ara sıra da olsa ziyaret edin; çok şey öğreneceksiniz.

10) Evrim Ağacı: Bu arkadaşlardan bahsetmeseydim ayıp olurdu. Düzenli olarak ziyaret edip yayınladıkları her makaleyi zevkle okuyorum. Mutlaka ziyaret edin.

11) Coursera: Bana göre üniversitelerin önümüzdeki yüzyılda geleceği noktayı temsil eden bir web sitesi. Hemen hemen her konuda açılacak dersler yayınlanıyor. Siteye ücretsiz olarak üye olup, yine ücret ödemeden o derslere katılıyorsunuz. Ödevler veriliyor, hatta sınavlar yapılıyor ve eğer ciddiye alırsanız derslerden gerçek bir üniversite tadı alabiliyorsunuz. Örneğin ben şu an, University of Washington’ın verdiği  “Computer Networks” dersini ve Berklee College of Music’in verdiği “Introduction to Music Production” dersini alıyorum. Ekim’de başlayacak “Designing Cities”, “Social Network Analysis” derslerini ise sabırsızlıkla bekliyorum.  Eğer böyle şeylere ilgi duyuyorsanız mutlaka tavsiye ederim.

Şimdilik bu kadar. Teşekkür etmek istiyorsanız, sizin de önereceğiniz web siteleri varsa ya da “Bir tek Facebook’a girmek neyine yetmiyor?!” şeklinde saçma sapan tepkiler vermek istiyorsanız,

  • http://ask.fm/UsenenAdam adresinden üye olmaksızın ve anonim olarak bana yorum gönderebilir,
  • Aşağıdan yorum olarak yazabilir,
  • Yukarıdan iletişim bölümüne girerek mesaj şeklinde bana ulaştırabilir,
  • Bu konuyu içinizde tutarak depresyona girebilir,
  • Teknolojinin çok gelişerek düşüncelerin internet üzerinden transfer olmasının imkanlı olacağı bir zamanın gelmesini bekleyebilirsiniz. (Gelme garantili.)
BLOGA E-MAIL YOLU İLE ABONE OLABİLİRSİNİZ!

    • Üşü

      Teşekkürler link için. Ben incelemiştim bunları ama sağol.

      Antik ne ya? 🙁

      • Umut

        beta’yı değil eski halini gösteriyor antik yazınca. Bir de şey sorcam burada paylaştığın sitelerin mantığı aynı gibi, böyle sıkılınca girdiğin bi site yok mu? Tam blog gibi değil de 9gag gibi hani eğlencelik. Çünkü bazen gerçekten çok sıkılıyorum internette, yeni siteler iyi geliyor.

        • Üşü

          Biliyorum, takıldım sadece. Yok, en fazla StumbleUpon’a girerim. Yeni siteler tanımak için birebir orası.

Close
Beğensen ne güzel olur!
Bu sosyal medya hesaplarını takibe alarak blogun gelişimine katkı yapabilirsiniz.
%d blogcu bunu beğendi: