Anasayfa / Listeliyorum Mütemadiyen / Azalarak Bitmesi Gereken 8 Şey

Azalarak Bitmesi Gereken 8 Şey

1) Seks yapan kadınlara yönelik kullanılan “vermek” kelimesi. Şu devirde hâlâ bu kelimeyi kullanan açık söylüyorum gerizekalıdır.

2) Birazcık karşı cinsle iletişimi fazla olan bir erkeğe “Düşüyor mu bir şeyler?” diye soran sivilceli ergen. Lütfen azalarak bitiver.

3) Türkiye’deki “Biz yaptık, oldu” kafasındaki siyaset ve yöneticilik mantığı. Ne çekiyorsak bundan çekiyoruz. Çekmeye de devam edeceğiz bu gidişle. Azalarak bitsin.

4) Televizyon programlarının çoğundaki sınır tanımayan kalitesizlik. (Akasya Durağı, Türk Malı gibi zaplarken rastlandığında bile anında IQ düşüren diziler, dizi sürelerindeki abartı uzunluklar, gerizekalılara yönelik bilimum yarışma programları. Bunun yanında yarışma programlarında sorula sorula bitirilemeyen “anneniz de burada mı?”, “kaç kardeşsiniz, küçük ne iş yapıyor?” türü cevabını asla s.klemediğimiz soruları sorma merakını da sayabilirim.)

6) Seçim barajı. Çoğulcu demokrasi istiyorsak bu bir an önce ortadan kalksın bu. Azalarak falan değil, bildiğin yok olsun.

7) Tecavüze, tacize, çocuk istismarına verilen komik cezalar.

8) Türk futbolundaki yabancı sınırı. Yeter Yıldırım Demirören yeter.

Ne var? Neye gülüyorsun?! Biz gülüyor muyuz? Ha?!!

Bak hâlâ gülüyor ya!.. Neye gülüyorsun?! Biz gülüyor muyuz? Ha?!!

“Benim aklımda bu listeye eklenebilecek başka şeyler de var” diyorsanız;

  • http://ask.fm/UsenenAdam adresinden bana anonim olarak gönderebilir,
  • Aşağıdan yorum yazabilir,
  • Yukarıdan iletişim bölümüne girerek mesajınızı bana ulaştırabilir,
  • Bu konuyu içinizde tutarak kendinize dert edebilir,
  • Dumanla veya telepatik bir şekilde bana gönderebilirsiniz. (Gelme garantili.)
BLOGA E-MAIL YOLU İLE ABONE OLABİLİRSİNİZ!

  • Reblogged this on tamdabugunn.

  • meric

    Torpil,özel okul,özel üniersite,hekime şiddet

    • Üşü

      Özel okul ve üniversite düşüncene katılmıyorum. 🙂

  • asu

    Seçim barajının bitmesi yönündeki eleştirine katılmıyorum. Azalması çok daha fazla görüşün parlamentoya yansıtılmasını sağlayacak bu aşikar ancak tamamen kaldırılması durumunda bırak bugün yapılmaya çalışılan anayasayı, alelade bir kanun maddesi hatta tüzüğün bile ortak karar alınarak yapılması engellenmiş, bir nevi sistem kilitlenmiş olacaktır. Az nüfuslu, homojen yapıdaki ülkelerde baraj olmaması sistemi etkilemeyebilir ama bizim ülkemiz gibi büyük nüfuslu, heterojen yapıdaki bir toplumda baraj her zaman olmalı. % 10 büyük bir rakam, özellikle D’Hondt sisteminde sadece iktidar partisine yarıyor, azaltılmalı

    • Üşü

      Lütfen bu darbe ürünü berbat şeyi savunma bana. En azından %4 civarlarına çekilmeli. Mecliste temsil edilemeyen insanlar çareyi sokakta, direniş hareketlerinde arıyor. İşi bu yönüyle de düşün. Almanya büyük nüfuslu değil mi? Orada niye %5 ve sistem tıkanmıyor?

      • asu

        Yorumumda defalarca belirttiğim gibi, ben de azaltılmasından yanayım. % 4 – % 5 bence de makul rakamlar..
        AİHMnin bölgesel çapta en adil kararları verdiği göz önünde bulundurulup , Türkiyedeki baraj sisteminin “olmasının” özgürlükleri sınırlandırmadığı kararını gözden geçirmeni dilerim. Ancak barajın fazla olduğu kararda da, benim yorumumda da mevcut. Zira görüşleri parlamentoya taşımak için partileşm me dışında bireysel seçilme imkanı da var. İnsan hakları ihlali söz konusu değil.

        • Üşü

          Öyle ama işler kağıt üstünde yürüdüğü gibi yürümüyor. İnsan hakları yönünden bakmadım ben zaten, temsil edilemiyorum kardeşim ben. Gezi olaylarından sonra az çok CHP gençlere yaranmaya çalışmaya başladı ama yetmiyor. Bireysel olarak seçilen insan demişsin, onlar da hep güçsüz kalıyor, çoğu zaman da bulunduğu şehrin azizliğine uğruyor ve seçilemiyor bir şekilde. (Nüfus oranı) Benim de yazımın konusu bu gibi şeylerin “azalarak” bitmesi üzerineydi. Önce %5, zaman içinde daha az oranlara düşürülebilir. Öyle olmayınca 300 kişi bir partide toplanıp 10 kişinin hazırladığı yasa tekliflerine kollarını indirip kaldırıyorlar. Demokrasi bu mu? Bana göre mesela bakanları da tek tek millet seçmeli. Yani milletvekili olayı ayrı, bakanlıklar ayrı olmalı. Zaten öyle de, lafta kalıyor hep maalesef. Belki bizim neslin yönetiminde düzelir hepsi.

          • asu

            Her bir bakanın halk tarafından seçilmesi hem çoğunlukçu anlayışın hakimiyetine, hem hükümetin kendi kabinesinden yoksunluğuna sebebiyet verecektir. Temenni ettiğin sistem demokrasiyi bitirecek yönde. Fark etmen dileğiyle..

          • Üşü

            Ne alakası var ki? Bir tane parti başkanı gelip her şeye karar veriyor şu an. Böylesi daha mı iyi sanki? Atıyorum ben Ali Babacan dış işleri bakanı olsun istiyorum diyelim ama kültür bakanı ve aile bakanı CHP’den olsun istiyorum. Ya da ulaştırma bakanlığından haberleşme kısmı ayrılırsa onun başına bu işlere hakim dışarıdan bir insan getirelim diyorum. Bunun nesi yanlış ki? Başbakanın çıkıp bakanları açıklamasından daha mı kötü yani? Yapma lütfen.

          • asu

            Olayları A partisi, B partisi, X milletvekili, Y bakanı şeklinde irdelememeni öneririm. Günümüzde hangi sisteme bakarsan bak, istersen parlamenter sistemde bakanlıkları baz al istersen başkanlık sistemindeki sekreterleri. Hepsinin görevi yürütme erkini paylaşmak ve hükümetin politikalarıyla şekillendirmek. Eğer bakanların biri/birkaçı hükümetin kalan kısmından farklı görüşte olursa yürütme işlevi yerine getirilemeyecektir. Bir süre sonra yürütmedeki kopukluk devlet yönetiminde istikrarsızlığa yansıyacak, hem iç hem dış egemenliği baltalayacaktır. Sadece örnek olması açısından Amerikaya bak. Yasama ve yürütme erkleri farklı görüşten olduğu zaman sistem tıkanıyor kanun bile çıkarılamıyor bütçe kanununun çıkmayışına, memurların aylarca maaşsız kaldığına ve sistem krizine hepimiz şahit olduk. Kaldı ki senin bahsettiğin yasama yürütme arasındaki görüş farklılığı değil. Bu kuvvetlerin kendi içlerinde de ayrışması… sistem krizi Amerikada çözülebildi. Çünkü ülkede uzlaşma kültürü hakim. Oysa bizim ülkemizde en büyük eksiklerden biri bu uzlaşma kültürü. Aynı görüşteki kabinenin nasıl dağıldığını, istifa olaylarını henüz yaşamışken bir kabinenin farklı görüşteki insanlarla şekillenirse oluşacak kriz akıl alır gibi değil.

          • Üşü

            Sanki aylardır şu ülkede kriz yokmuş gibi anlatıyorsun Asu. 🙂 Devlet krizi, millet krizi, yargı krizi, ekonomik kriz… Yaşanmayan kriz kaldı mı? Sanki sistem işliyor da burada bana sistemi övüyorsun. 🙂

          • asu

            Yaptığım yorumdan sistem taraftarı olduğuma dair bir çıkarım yapılabileceğini sanmıyorum. Sadece senin hayalindeki sistemin de bir takım sorunlara gebe olduğunu anlattım en başından beri. Yorumlarıma cevap verdiğin için teşekkür ederim.

          • Üşü

            Rica ederim. Ben en az sorunsuz şekilde yönetilmekten yanayım. %100 savunduğum ve araştırdığım bir olay değildi bu bakanlık meselesi ama bir şekilde ülkenin daha iyi yönetilmeye başlanması lazım ve bir fikir olarak attım ortaya. Seçim barajı ise kesinlikle düşürülmesi gereken bir şey. Yine gel. 🙂

  • Guest

    bla bla

  • Sana da bla bla.

Close
Beğensen ne güzel olur!
Bu sosyal medya hesaplarını takibe alarak blogun gelişimine katkı yapabilirsiniz.
%d blogcu bunu beğendi: